İstanbul, kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı 1 Eylül itibarıyla yüzde 39,98 olarak ölçüldü. Bu oran, son 10 yılın en düşük ikinci seviyesine karşılık geliyor. 10 yıl önce aynı tarihte doluluk oranı yüzde 68,61 olarak kayıtlara geçmişti.

Barajlardaki doluluk dağılımı ise şu şekilde: Ömerli yüzde 35,39, Darlık yüzde 52,71, Elmalı yüzde 59,43, Terkos yüzde 45,08, Alibey yüzde 24,03, Büyükçekmece yüzde 41,52, Sazlıdere yüzde 37,68, Istrancalar yüzde 32,91, Kazandere yüzde 19,37, Pabuçdere yüzde 30,91. Kentin toplam baraj ve gölet kapasitesi 868,7 milyon metreküp olmasına rağmen, mevcut su miktarı sadece 347,01 milyon metreküp olarak ölçüldü.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, son 10 yılda barajların 1 Eylül’de yüzde 40’ın altına düşmesinin yalnızca 2023 yılında yaşandığını belirterek, “Bugünkü seviye son 10 yılın en düşük ikinci seviyesidir. Yazın sıcak geçmesi nedeniyle hem buharlaşma arttı hem de su tüketimi yükseldi. Barajların dolması için peş peşe uzun süreli yağış gerekiyor. Kısa süreli yağışlar toprak sıcaklığı nedeniyle hızla buharlaşıyor ve barajlara ulaşmıyor” dedi.

Meteoroloji Mühendisi Adil Tek ise, İstanbul’a mayıs ayından itibaren düşen yağış miktarının 14,4 kilogram olduğunu ve bunun son 100 yılda en az yağış alan ikinci yaz olduğunu açıkladı. Tek, “Hiç yağmur yağmaması durumunda İstanbul’un yaklaşık 3 aylık suyu kaldı. Önümüzdeki üç ayda yağışlar normal seviyelerin altında olacak. Bu da kentin su krizine girme olasılığını yükseltiyor” uyarısında bulundu.

Horoz dövüşü yaptıranlara 508 bin TL ceza kesildi
Horoz dövüşü yaptıranlara 508 bin TL ceza kesildi
İçeriği Görüntüle

Kentte günlük su tüketimi yaz döneminde zaman zaman 3,5 milyon metreküpe ulaşıyor. Bu durum, İstanbul’da su tasarrufunun önemini artırıyor. Yetkililer, halkı bilinçlendirme ve tasarruf tedbirlerini uygulamaya çağırarak, “Her damla önemli” mesajını veriyor.

Uzmanlar, İstanbul’un su krizinden etkilenmemesi için kısa vadede acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Barajların doluluk oranlarını artırmak ve kentin su ihtiyacını karşılamak için hem kamu hem de bireysel tasarruf önlemleri büyük önem taşıyor.