Dünya

BM Kuruluna katılmaması için Mahmut Abbas'ın vizesini iptal ettiler

ABD skandal bir karara imza atarak, BM Genel Kurulu öncesinde Filistin Yönetimi üyelerini engellemek için arasında Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın da olduğu 80 Filistinli yetkilinin vizesini iptal etti.

ABD yönetiminin, Filistin'i tanıma girişimlerine yönelik engelleme çabalarına bir yenisi eklendi.

ABD yönetimi, kendisine yakın olan ve İsrail'le işbirliği yaptıkları gerekçesi ile İslam Ülkelerinde sık sık eleştirilen Mahmut Abbas ve ekibinin vizelerini iptal etti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun talimatıyla eylül ayı sonunda yapılması planlanan BM Genel Kurulu öncesinde FKÖ ve Filistin Yönetimi üyelerinin vizelerini iptal edildi. Buna göre üyelere yeni vize verilmeyecek.

MAHMUD ABBAS DAHİL 80 KİŞİNİN VİZESİ İPTAL EDİLDİ

Abd Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas ve 80 diğer yetkilinin vizelerinin iptal edildiğini açıkladı.

Filistin Dışişleri Bakanı Siyasi İşler Danışmanı Ahmed ed-Dik, ABD'nin, BM Genel Kuruluna katılacak Filistinli yetkililerin vizelerini iptal etmesinden derin şaşkınlık duyduklarını ifade etti.

Söz konusu kararın, BM'nin Ayrıcalık ve Muafiyetlerine Dair Sözleşme'sine aykırı olduğunu kaydeden Dik, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile üye devletlerin, bu soruna ve sözleşmenin ihlaline çözüm bulmaları gerektiğini dile getirdi.

Birleşmiş Milletler'in merkezi ABD'nin New York kentinde bulunuyor.

ABD'NİN KARARI ŞOKE ETTİ

ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, eylül ayında New York'ta yapılacak 80. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kuruluna katılmak üzere ABD'ye gelecek Filistinli yetkililerin vizelerinin iptal edildiği belirtilmişti.

Açıklamada, "ABD yasalarına uygun olarak Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaklaşan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncesinde Filistin Kurtuluş Örgütü ve Filistin Yönetimi üyelerinin vizelerini reddetti veya iptal etti." ifadesi kullanılmıştı.

Dışişleri Bakanlığı, Filistin yönetimini "terörizmi kınamamak, şiddeti kışkırtmak ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ile Uluslararası Adalet Divanı (UAD) aracılığıyla İsrail'e karşı 'hukuk savaşı' yürütmekle" suçlamıştı.