Politika

AK Parti'li Zeynep Alkış'tan partisine zehir zemberek tepki!

Üst perdeden zehir zemberek çıkış: Eski MKYK üyesi Zeynep Alkış’tan AK Parti’ye ağır ithamlar

AK Parti’de peş peşe sekiz il başkanının görevden alınması, parti koridorlarında deprem etkisi yaratırken, eski MKYK üyesi Zeynep Alkış, önceki gün yazdığı köşe yazısında iktidar partisine çok sert suçlamalar getirdi. Alkış, yönetimin bu tasarrufu “başarı eksikliği” diye pazarlamasını “ucuz bir perdeleme çabası” olarak nitelendirerek, asıl meselenin teşkilatlarda biriken rahatsızlıkların taşması ve parti içindeki klik savaşlarının açık tasfiyeye dönüşmesi olduğunu söyledi.

Alkış: Ahlaki üstünlük masalı bitti
Yıllarca partinin vitrininin en görünür yüzlerinden biri olan Alkış, AK Parti’nin topluma “ahlaki üstünlük” iddiasıyla seslenerek ayakta kaldığını, ancak bugün teşkilat pratiğinin bu iddiayı lime lime ettiğini belirtti. İl başkanlarının sahayı bırakıp Ankara’nın dar koridorlarında “iş takibi”, “tayin”, “ihale” peşinde koştuğu iddialarını hatırlatan Alkış, “Bu tablo, partinin en son sığınacağı kaleyi—ahlaki dokunulmazlığını—yerle bir ediyor. Halkın vicdanında kaybedilen bir şeyi sandıkta geri alamazsınız” diyerek sert çıktı.

“Kırgınlar ordusu” sessiz ama ölümcül
Alkış’a göre partinin en büyük fay hattı, yıllarca omuz vermiş ama bugün dışarı itildiğini düşünen kitleler. “Emek verene değil, imkânı ve parası olana yol açılan” bir delege-üst kurul düzeniyle büyüyen kırgınlıkların sandıkta sessiz bir fırtınaya dönüşeceğini söyleyen Alkış, “Bu sessizlik sandık günü bağırır. O gün duyacağınız ses, içeriden gelen en ağır tokat olacaktır” ifadelerini kullandı.

Tasfiye mi, yenilenme makyajı mı?
Kulislerde dolaşan iki iddiayı yüksek sesle dile getiren Alkış, son dalganın:

  • Teşkilatların kliklere göre tasfiyesi,
  • Kamuoyuna ‘temizlik’ görüntüsü vermek için yapılan bir makyaj operasyonu
    olduğunu vurguladı. “Genel Merkez, yerel dengeleri zorlayan isimlerden bıkmış görünüyor. Ama bu, yenilenme değil; soğukkanlı bir tasfiyedir. Bu kadar kısa sürede ‘başarı’ masalı anlatmak siyasetin ve hayatın olağan akışına hakarettir” dedi.

“AK Parti’nin en büyük rakibi artık içeride”
Alkış, CHP, İYİ Parti veya DEM’i saymadan önce AK Parti’nin kendi içindeki küskünler ordusuyla yüzleşmesi gerektiğini söyleyerek, “Siyasette en ağır darbe içeriden gelir. Kendi evinizi dağıtırsanız, karşı mahallede kim oturuyor önemi kalmaz” sözleriyle iktidar partisine yüklendi.

4 kez aday adayı oldu!
Zeynep Alkış, kişisel tecrübesine de değinerek parti içi mekanizmanın “emeği ve liyakati öğüten” bir çarka dönüştüğünü ileri sürdü. Yeni dönemde kendisine görev verilmeyen Alkış, daha önce de dört defa milletvekili aday adayı olmasına rağmen aday yapılmadı.

“Perde kapandı, hakikat sahneye çıktı”
8. Olağan Kongre’nin üzerinden yalnızca yedi ay geçmişken il başkanlarının peş peşe “başarısız” ilan edilmesini “akla, izan’a aykırı” bulan Alkış, “Parti teşkilatlarının enerjisi bitmiş, bağ kopmuş, meşruiyet zemini aşınmış. Perde arkası artık görünür: Tasfiye var, adalet yok. Bu düzenle seçime gidilirse kaybedilen oylar rakibe akmayacak; sessizce yok olacak. Bir hareketin en ağır yenilgisi işte budur” diyerek sözlerini noktaladı.

Ankara kulislerinde fırtına dinmiyor
Başkentte konuşulanlara göre, istifalar sadece başlangıç; daha geniş bir ağda değişim için düğmeye basıldığı, yerelde dengeyi zorlayan her dosyanın masaya yatırıldığı belirtiliyor. Ancak teşkilatlarda bu hamle “yenilenme” değil, “ince ayarlı tasfiye” olarak okunuyor. Kısacası, sessiz fırtına büyüyor—ve AK Parti’yi, içeriden vurarak tarihe geçecek bir kırılmaya sürüklüyor.