İzmir'in Balçova ilçesinde 3 polis memurunun şehit olduğu karakol saldırısına ilişkin 7'si tutuklu 13 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde ifade veren eylemi gerçekleştiren terörist Eren Bigül (16), "DEAŞ ile bağlantım yok ama seviyorum. DEAŞ’ın Türkiye yapılanması hakkında bilgim yok ama faaliyetlerini internetten izliyordum. Bağdadi’nin videolarını izliyordum. Bir paylaşımında, 'Türkiye’ye saldırın' diyordu. O yüzden yaptım. Kimseden talimat almadım" dedi.

6 yerleşim yeri belde oluyor: Ara seçim yapılacak
6 yerleşim yeri belde oluyor: Ara seçim yapılacak
İçeriği Görüntüle

NE OLMUŞTU?

Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi'nde geçen yıl 8 Eylül günü saat 09.00 sıralarında yüzünde maske ve elinde pompalı tüfekle Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği'ne giden Eren Bigül, nöbet kulübesine ateş açtı. Burada görevli polis memuru Hasan Akın şehit oldu. Silah sesleri üzerine merkezde görevli polisler, saldırgana müdahale etti. Polis ile saldırgan arasında çatışma çıktı. Çatışmada 1'inci sınıf emniyet müdürü polis başmüfettişi Muhsin Aydemir ile polis memuru Ömer Amilağ şehit oldu, saldırgan yaralı olarak yakalandı.

7 TUTUKLU VAR

Saldırıya ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında Eren Bigül'ün yanı sıra babası Nuhver Bigül, İran uyruklu Khalegh Noorıborojerdi ile Suriye uyruklu oldukları belirtilen Mahmud Algatı, Cuma Tabbas, Fıras Seyıd Abdurrahman ve Muhammed Elhazzam tutuklandı. Saldırganın annesi A.B. ile T.Y, B.Y. ve F.Ç ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Saldırıya ilişkin gözaltına alınan 'Ebu Hanzala' kod isimli H.B. ve 'Ebu Haris' kod isimli H.K. de adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Soruşturma tamamlanarak 7'si tutuklu, 13 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede; Eren Bigül'ün DAEŞ silahlı terör örgütünün ideolojisini benimseyip örgüte katılım sağladığı ve fikirlerini de arkadaşlarına anlattığı belirtildi. Bigül'ün okula gitmeyi reddettiği de iddianamede yer buldu. İddianamede, Bigül'ün silahlı eğitim aldığı ve örgütün amacına hizmet edecek şekilde terör saldırısı talimatı aldığı aktarıldı.

"DEAŞ İLE BAĞLANTIM YOK AMA SEVİYORUM"

İzmir'in Balçova ilçesinde Eren Bigül tarafından polis merkezine düzenlenen, 3 polis memurunun şehit olduğu saldırıya ilişkin 7'si tutuklu 13 sanığın yargılanmasına İzmir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Eren Bigül, babası Nuhver Bigül ve annesi A.B.’nin dışındaki sanıkların dosyalarının ayrıldığı belirtildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar ile müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada ilk olarak Eren Bigül’e söz verildi. Bigül, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmedim. Silahlı terör örgütüne üye değilim. Ölenlere bir savunmam yok. Yaralı polisi öldürmeye teşebbüse bir şey demem. Elinden yaralanan polisi bilerek yaralamadım. Bıçak bulunduruyordum, itirazım yok. Etkin pişmanlık istiyorum, indirim istiyorum. DEAŞ ile bağlantım yok ama seviyorum. DEAŞ’ın Türkiye yapılanması hakkında bilgim yok ama faaliyetlerini internetten izliyordum. Bağdadi’nin videolarını izliyordum. Bir paylaşımında, 'Türkiye’ye saldırın' diyordu. O yüzden yaptım. Kimseden talimat almadım" dedi.

"İSLAM DEVLETİNE OPERASYON YAPILDIĞI İÇİN SİNİRLENDİM"
Mahkeme başkanının, "Eylemi yaparak ne elde etmek istedin" sorusuna Eren Bigül, "İslam devletine operasyon yapıldığı için çok sinirlendim. Yakınımda karakol vardı. Bu devlet Allah’ın indirdiği hükümlere uymuyor ve İslam devletiyle savaşıyor. İnternette öğrendim. Anne ve babamın düşüncelerimden haberi yoktu, arkadaşlarımın ise vardı. Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Evde yarı otomatik av tüfeği, av tüfeği ve havalı tabanca vardı. Ailem bıçak aldığımı biliyordu. Tüfek fişeklerini babamla almaya gidiyorduk. Evde bulunsun diye 'domuz fişeği' almıştık ama benim aklımda böyle şeyler yaz aylarından itibaren vardı" diye konuştu.